Albümler – 1 Mart 2026

ÖNDER ÖZKOÇ ‘SEZİŞLER’

Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Bestecilik Bölümü’nde doçent olarak görev yapan Önder Özkoç, farklı tür, üslup ve çalgı bileşimlerinde üretim yapan çok yönlü bir besteci. Akademik çalışmalarının yanı sıra müzik üzerine kitaplar kaleme alan Özkoç, yıllar içinde bestelediği eserleri bir araya getirerek ilk albümü “Sezişler”i yayımladı.

Albümde üç eser yer alıyor: “Kanun ve Yaylı Beşli için Konçerto” (2017), bakır nefesli beşlisi için yazdığı “Bir Beyaz Güvercinin Öyküsü” (2019) ve piyano için bestelediği “Günlükten Yapraklar” (2024). Özkoç’un bestecilik anlayışının merkezinde makam düşüncesi, kültürel geçişler ve çağdaş müzik dili bulunuyor. Bu üçlü seçki de söz konusu ekseni açık biçimde yansıtıyor.

Albümün en dikkat çekici yapıtı kuşkusuz üç bölümlü “Kanun ve Yaylı Beşli için Konçerto”. Kanun gibi makam geleneğiyle özdeşleşmiş bir çalgıyı yaylı beşlinin Batı müziği temelli dokusuyla buluşturmak, dengesi zor bir tercih. Özkoç bu zorlu kombinasyonu, iki dünyanın ses evrenini ve yapısal mantığını gözeten adil bir müzikal dille başarıyla kuruyor. Ne kanun egzotik bir unsur olarak öne çıkıyor ne de yaylılar eşlikçi bir arka plana indirgeniyor; diyalog temelli bir yapı dikkat çekiyor.

Çağdaş estetik anlayışla şekillenen konçertonun icrasında solo kanunda Esra Berkman yer alırken; yaylı beşliyi Ceren Türkmenoğlu ve Tanay Totuk (keman), Tuğçe Baydar (viyola), Hakan Hürkan Şahin (viyolonsel) ve Gizem Sözeri (kontrbas) oluşturuyor. Diğer eserlerde de yorumcuların teknik hâkimiyeti ve eserin yapısal diline gösterdikleri özen, bestecinin düşünsel çerçevesini net biçimde ortaya koyuyor.

Fiziksel baskısı gerçekleştirilemeyen “Sezişler”, dinleyiciyle dijital platformlar üzerinden buluşuyor. Albüm, Özkoç’un makam geleneği ile çağdaş kompozisyon anlayışı arasında kurduğu köprünün ilk kayıtlı toplamı olarak kayda değer bir başlangıç niteliğinde.

İLKA LİCHİ ‘MOON DANCE’ (FUTURE AVENUE)

ervatuvarı Piyano Bölümü’nde öğrenciyken yön değiştirmiş. Akademik piyano eğitimi sürerken elektronik müziğe ilgi duymaya başlamış; ardından İstanbul DJ Akademi’de beste ve prodüksiyon eğitimi almış, sonrasında DJ’lik pratiğine adım atmış.

“İlka Lichi” mahlası ise 2007 yılında gördüğü bir rüyaya dayanıyor. Farsça “dönüşüm ustası” anlamına geldiğini söylediği bu isim, rüyasında karşılaştığı sakallı bir dededen miras.

Zamanla yurtiçi ve yurtdışında çeşitli festival ve mekânlarda performanslar sergileyen sanatçı, single ve EP’ler yayımlayarak üretimini sürdürdü. Uzun soluklu bir emeğin ürünü olan “Moon Dance”, İlka Lichi’nin ilk albümü. Plak şirketi tarafından progresif house kategorisinde yayımlansa da albüm bu etiketin sınırlarını aşan bir çeşitlilik barındırıyor.

“Moon Dance”, yalnızca dans pistine dönük bir çalışma değil; hikâye anlatma iddiası taşıyan, melankolik, melodik ve yer yer avangart bir karaktere sahip. Hedefi sadece hareket ettirmek değil, dinleyiciyi baştan sona içine çeken bir atmosfer kurmak. Prodüksiyon sürecinde Ableton kullanılmış; ses paletinde ise Roland davul makinesi ve analog bir Behringer synthesizer belirleyici olmuş. Zaman zaman egzotik vokallerin eşlik ettiği beş enerjik parçadan oluşan, 31 dakikalık albümün kapanışında yer alan “Losing Myself”in remiksi Enön imzası taşıyor.

Hızla tüketilen ve çoğu zaman güncelliği aşamayan üretimlerin arasında kaybolan elektronik müzik sahnesinde “Moon Dance”, dikkatle dinlenmeyi hak eden işlerden biri olarak öne çıkıyor.

Haber Kaynağı: https://www.cumhuriyet.com.tr/kultur-sanat/vitrindeki-albumler-1-mart-2026-2482845

Düzenleme:1.03.2026 14:43

Related Posts

Pera Müzesi’nden Yetişkinlere Özel Yaratıcı Atölye Programı

Halil Paşa’nın sanatından ilham alan “Kıyıda Buluşmalar” programı, katılımcılara çizimden dijital üretime uzanan farklı tekniklerle kendi sanatsal yorumlarını geliştirme imkânı sunuyor. Pera Müzesi, “Kıyıda Buluşmalar: Yetişkinler için Atölyeler” başlıklı yeni…

Müzikal dram ‘Mother Mary’ vizyonda

Korku-gerilim sinemasının dikkat çeken isimlerinden Lee Cronin, yeni filmi Lee Cronin’s The Mummy ile türü yeniden yorumluyor. Film, parçalanmış Cannon ailesini ve onların derin duygusal travmalarını karanlık, ürkütücü ve sarsıcı…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir