Dünya Süt Günü’nde Çarpıcı Tablo: Üretim Düşüyor, Çocuklar Süte Erişmekte Zorlanıyor
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından 2001 yılında ilan edilen 1 Haziran Dünya Süt Günü, bu yıl Türkiye’de süt üretimindeki gerileme, artan maliyetler ve çocukların temel gıdalara erişimindeki sorunlarla gündeme geldi.
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası tarafından yapılan değerlendirmelerde, süt sektöründe yaşanan yapısal sorunların hem üreticiyi hem de tüketiciyi olumsuz etkilediği belirtilirken, özellikle çocukların yeterli ve dengeli beslenmeye erişiminde ciddi sıkıntılar

yaşandığına dikkat çekildi.
Tarih boyunca insan beslenmesinin temel unsurlarından biri olan süt, yaklaşık 8 bin yıl önce hayvancılığın başlamasıyla birlikte insan yaşamında önemli bir yer edinmeye başladı. Anadolu ve Mezopotamya’da yaşayan toplumlar sütü doğrudan tüketmek yerine yoğurt, peynir ve kefir gibi fermente ürünlere dönüştürerek değerlendirdi. Türklerin Orta Asya’dan Anadolu’ya taşıdığı süt kültürü de zamanla zengin bir peynir ve süt ürünleri geleneğinin oluşmasına katkı sağladı.
Sanayi Devrimi ile birlikte süt üretimi ve dağıtımı büyük değişim geçirirken, pastörizasyon yönteminin geliştirilmesi sütün güvenli biçimde tüketilmesinin önünü açtı. Günümüzde ise süt, besin değeri kadar üretim maliyetleri, çevresel etkileri ve tüketim alışkanlıklarıyla da tartışılan bir ürün konumunda bulunuyor.

Türkiye’de kişi başına yıllık içme sütü tüketimi yaklaşık 39 kilogram seviyesinde kalırken, birçok Avrupa ülkesinde bu miktarın 100 litreyi aştığı belirtiliyor. Uzmanlar, tüketimdeki düşük seviyenin temel nedenleri arasında üretim maliyetlerinin yükselmesi ve süt fiyatlarındaki artışı gösteriyor.
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2019 yılında 22,9 milyon ton olan çiğ süt üretimi 2023 yılında 21,4 milyon tona geriledi. Aynı dönemde sağılan hayvan sayısı ise 31,9 milyondan 25,8 milyona düştü. Sektör temsilcileri, yem maliyetlerindeki artış, yetersiz destekler ve kırsal nüfusun azalmasının hayvancılığı olumsuz etkilediğini ifade ediyor.
Gıda Mühendisleri Odası tarafından paylaşılan verilere göre, Türkiye’de çocukların yalnızca yüzde 13’ü her gün et, tavuk veya balık tüketebiliyor. Düzenli sebze tüketebilen çocukların oranı yüzde 33, meyve tüketebilenlerin oranı ise yüzde 50 seviyesinde bulunuyor. Uzmanlar, bu tablo içerisinde sütün çocukların kalsiyum, protein ve vitamin ihtiyacını karşılayan en önemli besin kaynaklarından biri olduğuna dikkat çekiyor.

Açıklamada, süte erişimin yalnızca ekonomik bir mesele değil, aynı zamanda çocukların sağlıklı gelişimi açısından temel bir hak olduğu vurgulandı. Yetersiz süt tüketiminin fiziksel gelişim, kemik sağlığı ve bilişsel performans üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği belirtildi.
Gündeme getirilen önemli başlıklardan biri de Okul Sütü Projesi oldu. Türkiye’de 2012-2019 yılları arasında uygulanan ve milyonlarca öğrenciye ücretsiz süt ulaştıran proje, COVID-19 salgını döneminde durdurulmuştu. Gıda Mühendisleri Odası, projenin yeniden hayata geçirilmesi çağrısında bulunarak bunun hem çocukların beslenmesine katkı sağlayacağını hem de süt üreticilerine düzenli bir pazar oluşturacağını ifade etti.

Açıklamada ayrıca süt ve süt ürünlerinde düşük gelirli aileleri destekleyecek sübvansiyonların uygulanması, üretim maliyetlerinin azaltılması, kayıt dışı süt satışının önlenmesi ve üretici kooperatiflerinin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Uzmanlar, çocukların temel gıdalara erişiminin güvence altına alınmasının sosyal devlet anlayışının bir gereği olduğunu vurgulayarak, sürdürülebilir tarım ve hayvancılık politikalarının önemine dikkat çekti. Dünya Süt Günü dolayısıyla yapılan değerlendirmelerde, sağlıklı nesiller için üreticinin desteklenmesi ve çocukların süte erişiminin artırılması gerektiği ifade edildi.
Düzenleme: 1.06.2026 23:39

